• BIST 106.404
  • Altın 146,968
  • Dolar 3,4891
  • Euro 4,1811
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 35 °C

Babacan, adaylık sonrası sessizliğini bozdu

Babacan, adaylık sonrası sessizliğini bozdu
Başbakan eski yardımcısı ve AK Parti Ankara milletvekili adayı Ali Babacan, katıldığı bir televizyon programında soruları yanıtladı. Aday olduktan sonra...

Başbakan eski yardımcısı ve AK Parti Ankara milletvekili adayı Ali Babacan, katıldığı bir televizyon programında soruları yanıtladı. Aday olduktan sonra ilk kez konuşan Babacan, adaylığıyla ilgili "Başbakan'dan çağrı gelince açıkçası reddedemedim. Son saatlere kadar ara verme kararlılığım devam ediyordu." dedi.

Habertürk TV yayınında konuşan Ali Babacan, AK Parti'nin vaatleriyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

"7 Haziran'da tek başımıza iktidara gelememizi bekliyorduk. 3 dönem kuralı vardı. Kurum çok önemlidir. AK Parti'nin de kurumsallaşması için 3 dönem kuralı önemliydi. Kişilere bağımlılığın azalması ve ilkeler ile değerlerin öne çıkması gerekiyor. Bu kuralı çok benimsedik. Bir süre siyasete bu nedenle ara vermek istedim. Ama seçim sonuçları farklı şekilde ortaya çıktı. Bu karşın son saatlere kadar ara vermeyi düşünüyordum. Adaylık için de başvurmadım. Fakat son gün, cuma namazı sonrası Sayın Başbakanımız aradı. Kalmanı istiyoruz" dedi. Nihayetinde vatana millete hizmet için böyle bir çağrı gelince reddemedim."

"İLKELİ BEYANNAME"

"Önemli olan kurumsal politikalar nedir. Seçim beyannamesinde pek çok ilkeler prensipler var. Sürekliliğin bu beyannameye konduğunu görüyoruz. Merkez Bankamızın rolü burada var. Bütün ilke ve prensipleriyle var. Çok geniş bir belge bu.

Bizim bundan sonraki dönemde seçime kadar anlatacağımız AK Parti'nin taahhütleri bunlar. Son derece önemlidir bu. Kim olursa olsun görevlendirme nasıl olursa olsun bu bizim sözümüzdür namusumuzdur diye taahhütlere sahip çıkmak için çalışmalı. Bu beyanname 2001 ruhunu yansıtan bir beyannamedir. 13 yıllık bir hizmet tecrübesinden sonra kazanacağımız. Diğer siyasi partilerde bizim reform gündemini sahiplenmiş durumda. Nokta atış politikalarda değişiklik olabilir ama… Türkiye için ortak bir perspetkifi sağlayacağız gibi gözüküyor. Bu beyannameyi geniş bir heyet olarak hazırladık. Son gün son gece redaksiyon ekibinde ben de vardım. Hep beraberdik arkadaşlarımızla. Noktasına virgülüne kadar beraber çalıştık."

HARCAMALAR KISMINDA FAZLALIK YOK

"Bizim 7 Haziran seçimleri öncesinde ve bu seçim öncesinde bütün siyasi partilerin vaatlerinin mali analizlerini hesap ettik. Bunlar ince hesaplar. Bazı partilerin vaatleri açık olmadığı için… Şöyle bir baktığımızda asgari ücret konusuyla diğer konuları ayırmamız lazım. Asgari ücret özel sektör ve üretim maliyetleriyle de ilgili bir konu…

İşverenle işçi arasında konuşulup anlaşılıp bu şekilde ortaya çıkması gereken bir rakamdır demiştik. Fakat siyasi partilerden çok farklı rakamlar gelince… Baktık iş dünyasından bir tepki yok. Bu süreç içinde istişarelerimizi yaptık. Türkiye'nin bölgesel farkları var. Bugün İstanbul'da asgari ücret 1000 TL dediğinizde eleman bulmanız mümkün değil. Bölge bölge bunun uygulamasında farklar var."

CARİ AÇIK GERÇEĞİ VAR

Böyle bir asgari ücretin Türkiye'nin rekabet gücü üzerinde sınırlı etkisi olacak. Yönetilebilir olduğu kanaatine vardık. Gelecek sene için 2.2 trilyon gibi bir milli gelir olacağını kabul edersek, yüzde 1 civarında bir rakam

Biz her yılın bütçesini yaparken mutlaka bir tedbir paketi geliştiririz. Harcamalar kısmında biraz fazlalık olur. 2016'yla alakalı yeni bütçe hazırlıklarında yeni enflasyona göre de yaklaşık hesaplamalar yaptık.

Bizim büyüme modelimiz dünya konjokötürü değiştikçe değişiyor. Bugünün büyüme kompozisyonu çok çok farklı. Cari açık gerçeğimiz var. Türkiye'de eğer tasarruflar azalıyor, tüketim artıyorsa açık artıyor. Bu dengeyi dikkate alan bir yaklaşım gerekiyor."

BABACAN'IN KONUŞMASINDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR İSE ŞÖYLE:

* Kurumsal süreklilik beyannamemizle açık şekilde ortaya koyuluyor.

* Diğer siyasi partiler de yapısal reform gündemimizi sahipleniyor.

* Beyannameyi geniş bir ekip hazırladık, redaksiyonda ben de yer aldım.

* İş dünyasında asgari ücret konusunda sessizlik hakim oldu. Belirlediğimiz asgari ücret rakamının sınırlı ve tolere edilebilir bir etkisi olacak.

* Açıkladığımız vaatlerin 2016 GSYİH'sine yükü yüzde 1 civarında. 550 milyar TL'lik bütçe içinde 20 milyar TL'lik bir yükü konuşuyoruz.

* Memur maaşlarında seyyanen artışlar yaptık, daha önce yapmadığımız şeyler değil. Denenmemiş şeyler yerine bilinen, dünyada başarılı olmuş modelleri ldık ve hepsinde kaynak değerlendirmesi yaptık.

* Uluslararası kuruluşların değerlendirmeleri olumlu. Bir aşırılık yok, ekonomik program makul şekilde yönetilebilir.

* Büyüme modelimiz dünya konjönktürü değiştikçe değişiyor. Aldığımız her kararı cari açığı göz önünde bulundurarark almamız gerekiyor.

* Ev alana, evlenene belirli miktarda verilen yardımlar bütçeye yük gibi görünse de tasarrufu teşvik etmek amaçlıdır.

* Büyüme beklenenden iyi çıkınca harcamalara bakış açımız farklılaştı.

*Çin için daha düşük büyüme rakamları görmemiz sürpriz olmayacak. Rusya daralıyor. Çin'deki yavaşlama gelişmiş ülkelerdeki tüketim sorununa işaret ediyor. Yani genel anlamda gelişmekte olan ülkelerle ilgili dünyada genel bir sorun var.

* Cari açığımız var ama bunu finanse ediyoruz, sermaye girişlerinde hala artıdayız. Türkiye'ye döviz giriyor. Uluslararası konjönktüre uygun olarak dengeliyoruz.

* Paramız biraz değer kaybetti ama gelişmekte olan ülkeler arasında en çok değer kaybeden para bizimki değil.

* Belirsizliklerin giderilmesi gerekiyor. Türkiye'de uzun vadeli bir perspektif ortaya koyacak bir tablo olursa, ekonomi politikalarında bir netlik olduğu anda hızlı düzelmeler olacaktır.

* Seçimden sonra ortaya çıkacak istikrarlı tablo faize ve kura olumlu yansıyacaktır.

* Bu yıl beklediğimiz yüzde 3 büyümenin tamamı tüketim harcamalarından geliyor. İhracat büyümeyi eksiye çekti. İhracat başabaş olsa bu sene yüzde 4 büyüyecektik. Sadece tüketimle büyüme uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi sağlamak. Önce kazanacağız sonra harcayacağız.

* Temellerimiz sağlam, mali disiplinimiz sağlam, merkez bankamız sağlam. Daha iyi eğitim ve daha yüksek katma değerli üretimle ilerleyeceğiz.

* Bankacılık sisteminde zayıflık, merkez bankasında güven kaybı olması durumunda ekonomi sallanır.

* İşsizliğimiz hala yüksek ama istihdam artıyor. İşgücüne katılım arttığı için işsizlik yüksek.

* Böylesine zor bir tabloda büyüme var istihdam var gelir dağılımı düzeliyor.u konjonktüre göre yüzde 3 büyüme fena değil.

* Bankacılık sektörümüz Türkiye'nin yüz akı. Uluslararası sermayeli bankalarımız var. Bankalar Türkiye'de öğrendiklerini an bankalara taşımaya başladılar. Bizim bankalarımız sistemin yüzük taşı oldu. Bankacılık konusunda yapılan düzenlemelerin uluslararası düzenlemelerle uyumlu olması bir yandan da bizi yansıtan bize göre düzenlemeler olması lazım.

Bu haber toplam 264 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber Ateşi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.